İZLEYİCİNİN SEÇTİKLERİ
1)FIGHT CLUB
Dövüş Kulübü (1999): Jack, sıradan bir hayatı olan bir sigorta satıcısıdır. Uzun süredir "uykusuzluk" problemi çekiyordu. Kendi psikolojik sorunlarından kurtulmak için grup terapisine gidiyor. Terapideyken Mara adında bir kızla tanıştı. Tyler Durden ile bir süre sonra hayatını değiştirecektir... Jack'in başarmak istediği her şeyi başarmış olan Durden, Jack'i asla organizasyondan söz edilmemesi gereken "Dövüş Kulübü" ile tanıştıracaktır. Muhteşem sinematografisine, ustaca kurgusuna, usta yönetmenliğine (David Fincher) ve başarılı oyunculuklarına rağmen akademinin gözünden kaçan bir film olmuştur .Film, insanların sakladığı ya da herkesten saklamak zorunda kaldığı (bazen farkında bile olmadığı) bilinçaltı psikolojisinin varlığını yansıtması açısından yadsınamaz bir öneme sahiptir.
2)The Shawshank Redemption - Esaretin Bedeli (1994)
Andy Dufresne, genç ve başarılı bir bankacıdır. Karısını ve karısının sevgilisini öldürmekten yargılanarak ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı. Shawshank Hapishanesi'nde dayak, işkence, tecavüz her türlü durum yaşanmıştır ama Andy hala hayata sadık ve iyimserdir. Bu tavrı çevresindekileri de etkiler. Andy umut dolu bir vizyonla çevresindeki tüm mahkumları parmaklıklar ardında olsa bile özgür bir hayat yaşayabileceklerine ikna eder. Andy'nin de bu çabaları paylaşabilecek bir arkadaşı olacaktır: Red.
"Bazı şeyler söylenmeden güzeldir" , "umarim okyanus rüyalarımda gördüğüm kadar mavidir" ve hatırlayamadığım daha bir sürü unutulmaz repliği barındıran; sinema sanatının en güzel yapıtlarından biri diyebilirim. Yönetmeni Frank Darabont tarafından,Stephen King'in Rita Hayworth and the Shawshank Redemption adlı hikayesinden senaryolaştırılmıştır.
1994'de vizyona girdiğinde, tuhaf ismi ve bir hapishane filmi olduğu duyumu yüzünden dikkat çekmemiş ve az hasılat yapmıştır. 7 adaylığına rağmen akademi hiç bir ödül vermemiştir filme.
Oscar adaylıklarından sonra dikkat çektiği için insanlar filmi kiralamaya ve satın almaya başlar ve 1995'de en çok satılan video olur. Sonraki yıllarda da deli gibi satmaya devam eder.
2004'de de 10. yılı şerefine tekrar gösterime girmiştir sinemalarda. Değerini akademi değil, izleyici anlamıştır ve gönüllerin Oscar'ını almıştır diyebiliriz. IMDB'de 206.000 oyla en fazla oylanan filmlerden olmuştur.
3)The Godfather - Baba (1972)
Baba, 40'lı ve 50'li yıllarda Amerika'da bir İtalyan Mafya ailesinin destansı hikayesini anlatıyor. Don Corleone'nin kızı Connie'nin düğününde ailenin en küçük oğlu gazi Michael babasıyla barışır. Bir suikast girişimi Don'u iflas ettirince, Michael ve ağabeyi Sonny ailenin başına geçer. Diğer ailelere çoktan savaş açmış olan Corleone'lar, danışmanları Tom Hagen'in yardımıyla eski alışkanlıklarını değiştirmeye başlar.
1972 filmi olan bu başyapıt hakkında bu kadar çok şey yazılmışken, The Godfather hakkında söylenecek başka ne var ki? En İyi Film, En İyi Erkek Oyuncu (Marlon Brando) ve En İyi Senaryo dallarında Oscar kazandığını mı söylemeliyim? Yoksa 2. Dünya Savaşı'ndan sonra New York'ta bir İtalyan mafya ailesinin iç işlerini anlattığını mı? Bu, ailenin zeki oğlunun babasının yerini almasıyla ilgili bir drama mı? Korna sesi olarak kullanılan müziğinden bahsetmeli mi? Mafya-devlet-kapitalizm üçgenine derinlemesine baktığı için mi, yoksa özünde aile hikayesini anlattığı için mi bu kadar sevildiği tartışılır...
4) The Lord of the Rings: The Return of the King - Yüzüklerin Efendisi: Kralın Dönüşü (2003)
Sauron'un orduları büyüdükçe büyümektedirler. Frodo ve onun can dostu Sam, korku dolu bir yolculuğun göbeğinde, korkunç Mordor'a adım adım yaklaşmaktadırlar. Tek yüzük yok edilmelidir ve iyilik bunun için savaşmaya hazırdır. Arka planda ise insan, elf ve cüce orduları, karanlık güçlerin karşısında tüm eski düşmanlıklarına rağmen bir araya gelmişlerdir. Hepsi birden küçücük bir Hobbit'in eline ve onun yeteneklerine bakmaktadırlar.
Üçlemenin finali ve Yüzük Kardeşliği ile İki Kule’nin devam filmi olan Kralın Dönüşü, aralarında En İyi Film, Yönetmen ve Senaryo’nun da bulunduğu 11 dalda Oscar ödülünü kazanarak büyük bir başarıya imzasını attı ve üçlemenin başarısını ispatladı.
Kralın Dönüşü, Oscar tarihinde En İyi Film ödülünü alan ilk fantezi türü film oldu. Ayrıca ben-Hur ve Titanic’in 11 dalda ödül kazanma rekorlarına da ortak oldu. Ve The Godfather Part II’den sonra En İyi Film ve En İyi Yönetmen ödülünü kazanan ikinci devam filmi olmayı başardı. 94 milyon dolar bütçesi olan film 1 milyar 120 milyon dolar gişe hasılatı elde ederek, hem üçleme rekorunu kırmış, hem 2013’ün en çok gişe yapan filmi olmuş, hem de tüm zamanların en çok gişe hasılatı elde eden 8. filmi olmayı başardı.
Comments
Post a Comment