TÜRK SİNEMASI'NDA İZ BIRAKANLAR

    TÜRK SİNEMASI’NDA İZ BIRAKANLAR 

 

Sahneye çıkan birçok kadına rağmen yıldızlaşan ilk Türk kadını Cahide Sonku‘durYeşilçam denince akla gelenlere, unutulmaz anlara ve karşımıza en çok çıkan isimlere şöyle bir bakacak olursak…  

Filiz Akın, Belgin Doruk ve Hülya Avşar, Hülya Koçyiğit, Türkan Şoray gibi oyuncular güzellik yarışmalarında yapımcıların ilgisini çeken oyunculardır. Güzellik yarışmaları, birçok gencin oyunculuğa girmesinin bir yoludur. Cumhuriyet tarihinin ilk güzellik kraliçesi Feriha Tevfik'tir. 


 

 


Genç kızların sevgilisi, yakışıklı jönler Türk Sinemasında izlenirliği arttırırdı. Oynadığı karaktere ve sanatçının kendisine hayranlığından dolayı filmlerine birden fazla gidilirdi. Engin Çağlar, Ayhan Işık, Tarık Akan, Yılmaz Güney, Ekrem Bora, Kadir İnanır, Ediz Hun, Göksel Arsoy, İzzet Günay, Cüneyt Arkın gibi jönler yıllarca dillerden düşmeyen ve düşmeyecek olan önemli isimlerdir. 

Filmlerde baş karakter olmasalar da bize kendini sevdiren, bizleri büyüleyen, etkili oyunculuklarıyla içimizi ısıtan amcalar da vardı. Herkese yardım eden tonton amcalar, temiz bir kalbe, gülen bir yüze, bıyıklara, beyaz saçlara sahip, çocukları seven ve beyaz perdenin en popüler karakterlerinden biridirler. Yeşilçam oyuncularından Tonton Amca denilince akla ilk gelen isimler Hulusi Kentmen, Vahi Öz ve Nubar Terziyan’dır. 

 


 

 

Seyirci, 1950-1970 yılları arasında komedi filmi sektörünün en büyük üç ismiyle keyifli anlar yaşadı. Cilalı İbo (Feridun Karakaya), Adanalı Tayfur (Öztürk Serengil), Turist Ömer (Sadri Alışık) ve diğer rolleri... Geçmişin komedi filmlerinde rol alan Kemal Sunal’ın beyaz perde de çok büyük bir etkisi vardır. İnek Şaban rolüyle öne çıkan Kemal Sunal, tüm filmler arasında hala en sevilenlerden biridir. Güldürü Sineması'nın diğer önemli isimleri İlyas Salman ve Şener Şen'dir. 

 




 

 

 

Yeşilcam’ın Gülen Yüzü: Engin Çağlar’ 


Yeşilçam’ın Yakışıklı Jönleridenilince benim ve bir çok kişinin aklına ilk gelen isimlerden olan Engin Çağlar ile Şişli’de, esas olarak iç mimar olmasından dolayı dizaynını tamamen kendi yaptığı güzel evinde buluşup kısa bir söyleşi gerçekleştirdik. Eski Türkiye Güzeli eşi Filiz Hanım ile beraber beni çok güzel karşıladılar ve ikisi de çok kibardı... 


 

Engin Bey, öncelikle Türk Sineması’na girişiniz nasıl oldu?  
 

  • -Şimdi sinemaya başlamak için herkesin bir başlangıç noktası var. Bizim zamanımızda Ses Mecmuası vardı. Ben aslında iç mimarım. Robert Kolej ve Almanya Hildesheim Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi iç mimarlık bölümünü okudum. 26 ay askerlik yaptım, askere gidip geldim. 1968 yılında Ses Dergisi’nin düzenlediği sinema oyuncusu yarışmasına portre ve boy fotoğraflarımı göndermiştim, mecmuada bir form vardı onu doldurdum. Çünkü çok cazip bir meslek, ben hep düşünmüştüm, e fizik olarakta fena değilim, hala... (gülüyor) .Erkekler arasında 5400 erkekten ikinci oldum. İlk kez 1968 yılında yönetmenliğini sevgili Bilge Olgaç’ın yaptığı “Öksüz” adlı filmde beyazperdeye çıktım ve Fatma Girik, Bilal İnci ile beraber rol aldım.  Sinema kariyerim bu şekilde başladı. 1962’de Tamer Yiğit, 63’te Ediz Hun, 64’te ee başka birisi, burada tabii kadınlar da var: Hülya Koçyiğit, Selda Alkor, Ajda Pekkan... Hep yarışmayla çıkan oyuncular. Yarışmadan sonrası sana bağlı. Aslında sizi halk seçiyordu. 


Ne güzel bir heyecandır, değil mi? 

  • Tabii... (gülüyor) 






Türk sinemasının dünya sinemasında yeri nedir sizce? 


  • -Sıkıntılı tabii dünya sinemasına Amerikan Hollywood sineması hakim. Sinema ilk Fransa’da başlıyor ama Amerikan endüstrisi sinemaya hakim oluyor. Hollywood büyük paralarla film yapma şansına sahip. Şimdi 60 milyon dolarla ortalama bir filmin bütçesini çıkarıyorlar onlara yetişmek tabi mümkün değil. Avrupa sinemasında 3 milyon dolarla hallediyorlar. Fransızlar, İtalyanlar, İngilizler biz de tabi çok kıt imkanlarla yapmaya çalışıyoruz. Yalnız biz de oyuncu potansiyeli çok yüksek. Amerikan sinemasının oyuncularından daha kabiliyetli daha kaliteli oyuncu portföyümüz var. Çünkü biz oyuncular olarak daha çok filmde oynuyoruz ve film çekmek tecrübe kazandırıyor. Filmciliğin okulu yok şimdi hep onu soruyorlar bana son 10-15 senedir üniversitelerde sinema ve televizyon bölümleri var yönetmen yetiştiriyor okul, teknik ekip, kameraman, senarist yetiştiriyor ama okuldan çıkan oyuncu yok. Bir tek konservatuardan gelenler var ama sinema hep güzel insan istediği için konservatuardan gelenler de birkaç kişinin dışında sinemada çok üst düzeyli olmuyor. Filmcilik yetenek ve tecrübeyle olan birşey. O dönem 60’larda Türkiye’de başlayan bir sinema yükselişi var. 60-70-80’ler diyelim. 1989’da zaten sinema bitiyor. Yani bizim bildiğimiz o üretimin fazlalığı bitiyor. Çünkü çeşitli sebepler var işte televizyonun çıkması, Türkiye’nin şanssız dönemi var bir de o sıralar işte ihtilaller, gece sokağa çıkma yasakları vs. İnsanları tabi eve bağlıyor insanlar da evde artık televizyonda önce siyah beyaz tek kanal sonra renkli çok kanal ve evde istediğin düğmeye basıp istediğin şeyi seyrediyorsun. Sinemaya gitmek meşakatli oluyor artık. Kalkacaksın, üstünü giyineceksin işte akşam olacak gideceksin bekleyeceksin. Ama tabi ne olursa olsun sinemanın bir büyüsü var. 

 



 

Sizce Türk Sineması’nda İz Bırakanlar Nelerdir? 


  • -Ayhan Işık. Muzaffer Tema, Ekrem Bora, Kemal Sunal sırayla. Sadri abi var, Sadri Alışık. Suavi Tedü. Ee, sonra kadın oyuncular var; Cahide Sonku, ilk kadın başrol oyuncusu. Bedia Muvahhit. Filmlerden Ateşten Gömlek. Bir zamanlar başrol oyuncuları olarak Türk kızlarının oynaması hoş karşılanmazdı, hep yabancı, rum kızları oynardı başrolleri... Bataklı Dam’ın Kızı, Türk kadın başrol oyuncunun oynadığı ilk film. Yönetmenlerden de hepsi benim için çok değerliydi. Metin Erksan benim için türk sinemasının en baş yönetmeni. Onun da en çok çalıştığı erkek oyuncu benim. Benim için bir ağabeydir. Hep en iyi projelerinde beni oynattı. Fatma Girik ile üç filmim var, Türkan Şoray ile de üç filmim var. Filiz Akın, Hülya Koçyiğit ve yeni nesil kadın oyuncularla da sinemada karşı karşıya geldim.  


  •  


Peki çalışmaktan en keyif aldığınız isimler kimlerdi? 


  • -Yani erkekle kadın oyuncunun iyi anlaşması filmi yukarı çeker. Ben tabii hem ilk filmimde oynadığı için ve çok iyi bir oyuncu olduğu için hep Fatma Girik olduğunu düşünmüşümdür. Üç film yaptık ve üçü de o senelerin en üst filmlerindendi. Bu sene Fatma’yı kaybettik. Ondan sonra da Türkan Şoray gelir benim için. Baş Belası diye bir filmde oynamıştık ilk önce. 


 

Comments

Popular posts from this blog

KLASİK FİLMLER

ÇOCUK FİLMLERİ